Muhteşem bir tasarıma sahip olan evrenin her detayında, İlahi bir plan ve düzen vardır. Allah, biz insanlar için en ideal olan dengeleri kurmuştur.

Evrenin genişleme hızı,

Dünya'nın Samanyolu Galaksisi'ndeki konumu,

Güneş'in yaydığı ışığın frekansı,

Suyun akışkanlık değeri,

Ay'ın Dünya'ya olan uzaklığı,veya atmosferdeki gazların oranı gibi sayısız faktör, insan yaşamı için olabilecek en ideal ölçülerde ayarlanmıştır.

Bu dengeyi bir soruyla birlikte inceleyelim.

Evren neden bu kadar geniştir?

Bu sorunun cevabını araştıran bilim adamları, evrenin genişliğinin özel bir dengeye sahip olduğunu ortaya çıkarmışlardır.

Gökcisimleri arasındaki dev mesafeler vardır ve bu gezegenlerin yörüngelerinin “istikrarlı” olmasını sağlamaktadır.

Hesaplamalar göstermektedir ki, eğer uzaydaki bu mesafeler biraz daha az olsaydı, yıldızlar arası çekim güçleri, gezegenlerin yörüngelerini kararsız hale getirecek ve sapmalara neden olacaktı.

Eğer uzaydaki mesafeler biraz daha fazla olsaydı, bu kez de süpernova patlamalarıyla uzaya fırlatılan ağır elementlerin diğer yıldızlara ve gezegenlere düşmeleri, çok seyrek olacaktı.

Bu yüzden de Dünya, yaşam için zorunlu olan hayati elementlerden yoksun kalacaktı.

Bu tek delilde de görüldüğü gibi tüm evreni, sonsuz bir bilgi, güç ve akıl sahibi olan Yüce Allah yaratmıştır ve biz insanlara düşen görev de Allah’ın bu ihtişamlı yaratışını takdir etmektir.

Allah Kuran’da biz insanlara şöyle seslenir:

Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, güneşe, aya ve yıldızlara Kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir. (Araf Suresi, 54)