Skolastik düşünce, Orta Çağ döneminde kilisenin hem siyaset hem de toplum üzerindeki gücünü temsil eden, aklın ve bilimin saf dışı bırakılmasına verilen dönemdir.

Skolastik, Latince kökenli schola kelimesinden türetilen, scholasticus teriminden gelmektedir ve kelime anlamı okul felsefesi anlamını içeriyor.

Orta Çağ'da kilise, bütün ana güçlerin de üzerindeydi. Bu dönemde krallar, Papa'nın elinden taç giyiyor ve kilisenin emri altında siyaset yapıyorlardı.

AKIL VE BİLİM SAF DIŞI
Bilim ve düşünceye izin vermeyen skolastik düşünce sisteminde, daha çok din adamlarının söyledikleri kabul ediliyordu.

Öte yandan gazetecilere, sanatçılara, toplumun önde gelen gelen kanaat önderlerine baskı vardı, özgür düşünceden bahsedilemezdi.




KİLİSE TEK EGEMEN GÜÇTÜ
Kilisenin tek egemen güç olduğu Orta Çağda, skolastik düşünce, özgür ve akılcı bilime tamamen kapalıydı.

İnsanların okuryazarlığının olmaması ve Papa'nın her dediğine boyun eğmeleri, dogmalara körü körüne inanılan Avrupa'nın karanlık çağıydı.

KORKUNUN ADI: AYDINLANMA
Toplum, din adamlarının tahakkümü altında yaşamaktaydı. Aydınlanmanın; insanlarda, kiliseye olan güveni azaltacağı gerçeğinin farkında olan din adamları, toplumun okuyup, aydınlanmasını istemiyordu.

EMİRLERE KARŞI GELMENİN CEZASI
Papa, insanlara cenneti bile vaadediyordu. Aydınlanma hareketi, kilise için son anlamına geliyordu. Kilisenin emirlerine karşı gelmek ise ağır cezalar içeriyordu. Ölüm dahil...