Üzüntülü ve hüzünlü bir hayatın pençesinde duran Kral Midas için birçok farklı söylemler bulunuyor. Yaşamı kadar efsanevi olan ve mitolojilerde sürekli eşek kulaklarına sahip olduğu, aynı zamanda her dokunduğunu altına çevirebilme yeteneğine sahip olduğu da dillerden düşmemektedir. Öyle bir haldeki Midas’ın kulakları efsanesi günümüze kadar birçok kitaba uyarlanmış ve halen tarihçiler tarafından araştırmalara tabii olmuştur. Öyle ki zamane birçok hikayeye de konu olan Midas’ın kulaklarının sırrına ait söylenti ise aşağıdaki gibi olmaktadır.

Midas’ın Kulakları Efsanesi

Şiir, güneş, sanat, müzik ve ateşin tanrısı Apollon, bir diğer statüsünde yer alan ve Kır Tanrısı olarak bilinen Pan arasında düello yarışına girmektedir. Bu yarışma tamamen çalgı çalma üzerine kurulu bir atışma halindeydi ve yarışmaya dahil olan yargıçlardan biri de Midas’tı. Kır Tanrısı Pan’ın meşhur kavalından çıkan harika ses ile yarışma başlamış, fakat Apollon’a ait Gümüş Lir’den çıkan ses ise adeta herkesi büyülemişçesine mest etmiştir. Gümüş Lir, bilinen tüm çalgılardan daha üstün ve daha harika bir büyüleyici sese sahipmiş. Mitolojiye göre Apollon her Lir’i çaldığında tüm Musalar bile sessizce oturup Lir’den gelen bu harika sese kulak verirmiş. Yargıçlar arasında ikinci sırada bulunan Dağ Tanrısı Tmolos ilk yengi çelengini yani oyunu Apollon’dan yana kullanmış, Midas ise yarışmanın en sonda Pan’a yönelik kullanmıştır.

Kulaklarını Kesmeye Karar Vermiş

Apollon oyunu Pan’dan yana kullanan Midas’a oldukça sinirlenmiş ve “benim harika müziğimi diğerlerinden ayırt edemeyen bir insan kulağı olamaz” diyerek Kral Midas’ın kulaklarını eşek kulağına dönüştürmüştür. Bir süre kulaklarını külah içerisinde saklayan Midas, berber tarafından saçları kesilince sakladığı kulaklarının ortaya çıkmasına engel olamamış. Berber bu sırrı daha fazla tutamayıp Midas’ın kulaklarını bir kuyuya eğilerek “Midas’ın eşek kulakları var” diye bağırmış. Sır bu ya, kuyudaki sazlardan rüzgara kapılan ses tüm ülkeye yayılmış ve herkesler tarafından duyulmuştur. Midas’ın bu durumunu eğlence olarak gören halk gölge oyunları yaparak Midas üzerine dalga geçmeye başlamış.

Midas tüm bu olanlardan büyük rahatsızlık duyarak kulaklarını kestirmeye karar vermiş. Kulaklarını kestiren Midas’ın kulakları bir süre sonra sarmaşık gibi tekrar büyümeye başlamış. Halk arasında eşek kulaklı Midas denmesinden oldukça rahatsız olan Kral Midas, en sonunda “Tanrım ne olur benim kulaklarımı düzelt, tüm servetimi elimden alabilirsin” diye yakarmış. Yalvarışları kabul edilen Midas’ı tanrı daha sonra canını alarak kimseler görmeden mezara gömmüş. Bu söylem gibi daha birçok farklı mitolojik söylentiler mevcut. Fakat yapılan araştırmalar nezdinde Midas henüz anne karnındayken yakalandığı bir hastalık sonucunda kulakları büyümüştür deyimleri günümüzde birçok tarihçi tarafından halen savunulmakta.