Bağımsız Bağımlılık Tecrübeleri

Günlük hayatımıza yön vermeye çalışırken bağımlılık kriterini neden görmezden geliyoruz? Her insan bağımlı, her bağımlı olan aynı zamanda insanken, insanlık tarafından korkulan bağımlılık sadece kötü alışkanlıklar mıdır? Neden-sonuç ilişkisine aynı zamanda sonuçlara bağlı nedenleri eklersek eğer ortaya çıkan sonuç bizi bir hayli şaşırtacaktır. Ama bize verilen örnekler arasında bağımlılık negatif unsur olarak aktarılmaktadır. Bir annenin bebeğine verdiği değere bağlı olarak yaşanılan bağımlılık aralarında ki ilişkiyi arttırırken, bu bağımlılık her bireyde görülmemektedir.

Bağımlılıklar tercihlerle ve edinilen tecrübeyle harmanlanarak elde edilir. Doğal korku yoktur. Tam aksine tecrübeyle beraber hayatımızda yer alır korkularımız. Nedenlere değil tam aksine sonuçların eseridir duygular. Bununla ilgili bir sorun görülmemekle beraber yaşamı boyunca arayış içerisinde olan insanlar her geçen dakika kendine yeni bağımlılıklar edinerek hayatlarına şekil vermektedir. Her seçimin bir sonucu olması kadar normal bir şey yoktur. Önemli olan nokta yoksunluk esnasında nasıl bir tepki vereceğimizde saklı. Bağımlılıkların kritik eşiği burada saklıdır. Varoluş sancısı kritik bir öneme sahiptir. Çoğu insan seçimlerin sonucunu hafife almakla yetinmeyip aynı zamanda sonuca bağlı olarak nedenlerini dizayn etmektedir. Ütopik bir dünyada stres sebepli kaygı bozukluğu için ilaçlara mahkum bırakılan beden mi yoksunluk çeker yoksa kendine bir sonuç yaratan zihin mi? Bizi başarılı olmaya iten sebep başardıktan sonra yaşanılan haz değil, tam aksine tecrübe edilmiş başarısızlık korkusudur. Bağımlılıklar korkuyla doğru orantılıdır.

İnsanlar örnek alarak öğrenmeye yatkınken, nasıl olur da öğrenilmiş çaresizliğin yarattığı yıkımdan kendini kurtaramaz.Bu konunun altında yatan karmaşanın ilk düğümü pasif kalan bireyin haz noktasının itaatkar söylemlerin altında kendine yer bulmasıdır. İtaat etmeye programlanmış bir zihinde ters orantılı olarak cinsel tercihlerinin, tam aksinde kendine yer edinmesi alışık olunmayan tecrübeye bağımlılıktır. Bilinmezin çekiciliğinin sebebi bağımsız bağımlılıkta saklıdır.