İnsanlar tarihin ilk çağlarından bu yana olağanüstü varlıklara ilgi duymuşlar, o dönem için açıklanması güç olayları (fırtına, şimşek, gök gürültüsü) inandıkları bu tanrıların bir işareti olarak yorumlamışlardır. Daha ileriki vakitlerde bu tanrıların değişik kehanetleri olduğuna inanmışlar ve mitolojilerin oluşmasını sağlamışlardır. Bugün hemen her milletin kendine ait bir mitolojisi vardır. Bunlar içinde tarihin ilk çağlarında yer alan Mısır Mitolojisi, hiç şüphesiz tarihin en eski mitolojisidir. Mısır Mitolojisi tanrıları, hikâyeleri ve birçok kehanetleriyle tarihin en zengin mitolojisi olmayı başarmıştır. Mısır Mitolojisini diğer mitolojilerden ayıran en belirgin özelliği ise sembollerle anlatılmasıdır. Mısır mitolojisi ve dini genel olarak politeistik -henoteistik bir yapıdadır, zaman zaman monoteistik bir yapıya da sahip olmuştur.



Araştırmalarımdan ulaştığım kadarıyla kâinatın tamamı sularla dolu idi. Mitolojinin ilk tanrısı olan Re-Atum, sudan doğarak yeryüzünü en baştan yarattı. Yarattığı ilk şeyler ise nem ve hava oldu. Nem-hava ikilisi dünyayı yarattı. Re-Atum ardından gök ve yeri yarattı. Gök ve yer bilinmezlik içinde dolaşırken tesadüf eseri insan soyunu yarattı. Daha sonra Re-Atum’un oğlu Osiris dünya ya geldi ve Mısır’a hükmetmeye başladı. Re-Atum’un ikinci oğlu Seth dünyaya geldiğinde ise kâinatı büyük bir korku ve kötülük sardı. Seth Mısır’a hükmedebilmek için Osiris’i öldürdü ve cesedini parçalara ayırdı. Osiris’in karısı İsis ceset parçalarından oğlunu yarattı. Osiris’in oğlu ve parçası olan Horus daha sonra Seth’i yenilgiye uğratarak kötülüğü uzun bir süre ortadan kaldırdı. Horus’un Mısır’a hükmetmeye başlamasıyla da firavun soyunun başlangıcı atılmış oldu.

Yine wikipedia.org adlı sitede ise şöyle anlatılmaktadır.
“Mısırlılar başlangıçta evrenin kaosun kara sularıyla dolu olduğuna inanırlardı. İlk tanrı, Re-Atum, aynı Mısır karasının Nil’in taşan sularından her sene ortaya çıkışı gibi sudan (yükseldi ve) ortaya çıktı. Re-Atum’dan Şu (hava) ve Tefnut (nem) ortaya çıktı. Şu ve Tefnut’un iki çocuğu olduğu zaman dünya yaratıldı: Nut (gök) ve Geb (yer). Şu ve Tefnut karanlıklarda gezerken kaybolunca insanlar yaratıldı. Zira Re-Atum gözünü onları aramaya gönderdi ve onlara kavuştuğunda döktüğü sevinç gözyaşları insanlara dönüştü. Osiris Re-Atum’un oğlu ve Mısır’ın kralıydı. Erkek kardeşi Seth ise evrendeki kötülüğü temsil etmekteydi. Osiris’i öldürdü ve kendisi kral oldu. Osiris’i öldürdükten sonra vücudunu parçalara ayırdı, fakat İsis bu parçalardan çoğunu kurtardı. Seth kendisini kral yapmış olsa da Osiris’in oğlu Horus tarafından yenilgiye uğratılmıştır. Yenilen Set çöle sürülür ve fırtınaların tanrısı olur. Osiris Anubis tarafından mumyalanmış ve ölülerin tanrısı olmuştur. Horus kral ve firavunların atası oldu.”


Osiris Mısır kültünde, en önemli tanrılardan biridir. Tanrıça İsis’in hem kocası, hem kardeşi. Horus’un ise babasıdır. Osiris bu dünyanın kural koyucusudur. Aynı zamanda tarımın ve bereketin simgesidir.

Mitolojiye göre insanlar Osiris’i severler. Koyduğu kuralları severek yerine getirirler. Kardeşi Seth onun bu başarısını kıskanır. Seth Osiris’ten kurtulmak için bir plan yapar. Kardeşinin ölçülerine uygun bir tabut yaptırır. Bir şölen düzenler ve Osiris’i de o şölene davet eder. Şölenin en sonunda önceden yaptırdığı tabutu çıkararak bu tabutun kime uyarsa ona verileceğini söyler. Herkes dener ve tabut sadece Osiris’e uyar. Bunun üzerine Seth hemen tabutun kapağını kapatır ve Osiris’in içinde oldugu tabutu Nil’e atar.
Osiris’in karısı İsis kocasını aramaya başlar. Sonunda tabutunu bulur ve onu da alıp Mısır’a döner. Cenaze töreni yapmak için tabutu bir bataklığa saklar. Seth avdan dönerken tabutu bulur ve çok sinirlenir. Osiris’in vücudunu tabuttan çıkarıp parçalara böler ve Mısır’ın çeşitli yerlerine dağıtır.

İsis bu parçaları teker teker bulur. Bir parçası eksiktir. Buna rağmen sihir ve büyü gücünü kullanarak dağılmış parçalarından Osiris’i canlandırır. İsis ve Osiris’in Horus adında bir çocukları olur. Horus büyüyünce Seth’e savaş açar. Bu savaşın sonuçları çeşitli şekillerde anlatılmaktadır.
Bu savaşın sonucunda Osiris yeraltı dünyasının kralı, Horus yaşamın kralı, Seth ise şeytanlık ve kötülüğün kralı olarak kabul edilmeye başlanmıştır.